ŞENOL FAİK ÖZYAMAN
Doğum & Kökenler
Rize/Fındıklı, Çağlayan köyünde dünyaya geldim. Büyük dedem Stinga Faik'in torunuyum. Evli ve bir çocuk babasıyım. Rahmetli dedem ve babam yaratıcı fikirlerime her zaman maddi ve manevi destek olmuşlardır. Küçük yaşta olmama rağmen ilkokulda bile tasarladığım projeleri tüm güçleriyle destekleyerek temelimi ve özgüven duygumu güçlendirdikleri için kendilerine son derece müteşekkirim.
Özgüvenimin temelini atan dedem ve babamdan sonra, evlilik hayatım ile birlikte bu özgüvenimin devamını sağlayan eşim ve sevgili kızım da kelimelerle ifade edilemeyecek düzeyde beni destekleyerek bu zor yolda arkamda, yanımda duran güçlü ailemin fertlerine sonsuz minnet ve şükranlarımı bu vesileyle beyan etmek isterim.
Yine bu vesileyle ticari hayatımda bana inanan, beni bugüne kadar koşulsuz desteklemiş olan kader ortaklarıma da sonsuz teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Bu satırlarda isimlerini zikretmediğim bu 17 dostuma bu mücadelenin isimsiz kahramanları olarak hep minnettar olacağım.
Bugüne kadar toplam 23 önemli buluş gerçekleştirdim, 2 tanesini patentledim. 18 senede toplam belgeli harcadığım $13,000,000 (on üç milyon dolar)'dır.
İlk Buluş: Köye Elektrik
Ortaokul öğrencisiyken yaz tatilinde Trabzon çimento fabrikasında teknik ressam olarak çalışan amcamın odasında gördüğüm türbin teknik çizimleriyle ilgilendim. Amcamın teknik bilgilerinden yararlanarak köyümüzdeki derenin üzerindeki değirmenin yanında dizel jeneratörden çıkma 500 devir/dakika ile dönen Skoda marka 54 kW alternatör ile bir türbin ürettim.
Bu türbin ve kayış vasıtasıyla alternatörü döndürerek elektrik üretmeye başladık; gaz lambasıyla aydınlatılan cami ve köyün tüm evlerinin aydınlatılmasını sağladım. Kısa süre sonra TEK (Türkiye Elektrik Kurumu) bedava elektrik dağıtımını yasalara aykırı bularak engelledi. Yine de geceleri kendi ürettiğimiz elektriği, gündüzleri TEK'in sağladığı elektriği kullanarak 2002 yılına kadar yolumuza devam ettik.
Kereste Teleferik Sistemi & Almanya Deneyimi
Rahmetli babamın ormandan kereste ve odun istihsali işi için bir teleferik hattı tasarlayıp kurarak, 6 ayda tamamlanan işi 1 aya düşürdüm. 5 aylık maliyet farkının 3,5 aylık kısmını babamdan tahsil ederek bu para ile Almanya'ya gittim. 3 ay boyunca ilgili konularda araştırma ve çalışma yapma şansına eriştim.
Aynı dönemde ağabeyim Mehmet Özyaman, üniversite yıllarında araştırdığı çok ortaklı şirket modelini bana anlatmaya başladı. Liseyi bitirdiğimde üniversite sınavını kazanmış olmama rağmen devam etmeyip hayat üniversitesinde okumayı tercih ettim.
Karadeniz Balık Sanayi A.Ş.
Ağabeyim Mehmet Özyaman'ın kurduğu Karadeniz Balık Sanayi A.Ş.'de finansman organizatörü olarak görev aldım. Amcam ve teyzemin oğulları ile birlikte ailelerimizin desteği ve Avrupa'daki Türk işçilerimizin katılımıyla 1.500 ortak kayıt ederek her bir ortaktan 5.000 Mark alarak 7.500.000 Mark sermaye ile fabrikayı kurduk.
Açılışını rahmetli Turgut Özal'ın yapmasıyla ilk sene %25 kâr etti. Bankadan kredi kullanmadan sermaye yeterliliği içinde çalışan bu şirket hâlâ faaliyetlerine devam etmektedir.
Sonrasında ağabeyimi trafik kazasında kaybettik. Büyük emeklerle kurduğumuz bu işten ve memleketim Karadeniz'den ayrıldım; çünkü onun kurduğu bu eseri onun yokluğuyla devam ettirmek bana acı vermeye başlamıştı.
Türkiye'nin İlk Mermer Fayans Fabrikası
İstanbul'a gelerek ticaret hayatıma devam ettim. Ailemle beraber makinelerini benim tasarlayıp ürettiğim Türkiye'deki ilk mermer fayans fabrikasını kurdum. Uşak ili Selvioğlu köyünde diyagonal çizgili süt beyaz mermer ocağını çalıştırarak yurt dışına mermer ihracatı yapmaya başladım. Bu işlerim 1988 yılına kadar sürdü.
Kömür Ticareti & Torbalama Makinesi Buluşu
İstanbul'da hava kirliliği maksimum seviyeye geldiğinde dönemin hükümeti kaliteli kömür kullanılmasını zorunlu hale getirdi. Soma'dan 1000 tonluk gemilerle İzmir Dikili limanından kömürü Zeytinburnu iskelesine getirerek tüpgaz bayileri vasıtasıyla torbalı kömür pazarlayarak ticaretime devam ettim.
İstanbul Belediyesi ve Çevre Bakanlığı ile çalışmalar yaparak kömürlerin torbalı satışını zorunlu hale getirttik. Ancak torbalama makineleri kömür için üretilmediğinden yem paketleme makineleri kullanılıyordu; bu makineler eksi 3 kg gibi dolum hatası veriyordu.
Bunun üzerine Bandırma'da kömüre uygun ±100 gr hata marjı ile çalışan kömür torbalama makinesi icat ederek piyasadaki benzerlerinin üçte biri fiyatına satmaya başladım ve yüksek üretim kapasitemle tüm talepleri karşıladım.
Emisyonsuz Yanma Buluşu
Kömür ithalatı ve pazarlama dönemimde karşılaştığım kritik sorun şuydu: mevcut kazan teknolojilerinde kaliteli kömür kullanılsa bile hava kirliliğinin önüne geçilemiyordu. Bu sorunun kazan yanma verimlerinden kaynaklandığını tespit ettim. Bunun üzerine AR-GE yapmaya başladım.
1998 yılında emisyonsuz yanmayı sağlayan buluşu gerçekleştirdim. AR-GE'ye devam ederek geliştirdim ve 2010 yılında patent müracaatı ile koruma altına aldım.
Kum Yıkama Teknolojisi
1999 yılında Gölcük depreminde binaların yıkılma sebebinin kumdan kaynaklandığını tespit ettim; hepsinin kolonlarının tabliyeye birleştiği yerden keserek yıkıldığını gördüm. Dağ kumlarını araştırdım. Mevcut kum yıkama makineleri en iyi %18 mil oranına indirebiliyordu.
2002'de dağ kumlarını iyileştirme-yıkama projesini geliştirdim. Geliştirdiğim kum yıkama makinesiyle %0'a kadar mil oranını indirmeyi 3 yılda başardım.
Çatalca'da 3.000 ton/gün kapasiteli kum yıkama işletmesi kurarak, piyasada milli kumun fiyatı ~$1/ton iken ~$2/ton fiyatla satmaya başladık. İSKİ'nin su havzasındaki kum ocaklarını kapatması ile 2007'de işletmeyi tasfiye etmek zorunda kaldım.
Denizli Kömür Zenginleştirme Tesisi & ABD Patent Başvurusu
Denizli/Tavas'ta 1700 kalorili, %55 nem ihtiva eden bir kömür ocağını çalışma alanı olarak tercih ettik. ÇED gerektirmeyen bir işletme olması ve kömürün düşük kalorili ve yüksek nemli olması nedeniyle, ekonomik değeri ~$8/ton birim fiyatla 5+5 yıl süreli sözleşme yaparak 450 ton/gün kapasiteli kömür zenginleştirme tesisini kurduk.
Zenginleştirerek 4.200 kaloriye çıkardığımız kömürü çevre fabrikalara ~$37/ton + KDV fiyatla satmaya başladık. Ancak üretimin 4. ayında ruhsat sahibi sözleşmeye uymayarak fiyatı önce ~$13/ton'a, sonra 1,5 yıl içinde kademeli olarak ~$27/ton'a çıkarttı. Maliyetler ile satış fiyatı arasındaki fark zarara dönünce teknolojinin raporlarını tamamlayabilmek için bir süre zararı sineye çektik. Borç stoklarının yükselmesiyle nihayetinde işletmeyi tasfiye etmek zorunda kaldık.
Bu deneyimden şunu net öğrendik: Ocak sahibi teknolojiyi bir yenilik olarak görmek yerine sizi basit bir aracı olarak algılar ve talep arttıkça ticari ahlaka uymayan şekilde fiyat yükseltir. Bu çerçevede kömürü de kendimiz üretme kararı aldık.
Aynı yıl Amerika Birleşik Devletleri'ne ilk patent müracaatımı yaptım. Çok kısa sürede ABD'den enerji firmaları, üniversiteler ve çeşitli kuruluşlar benimle iletişime geçmeye başladı.
ABD'den Gelen Teklifler & "Önce Ülkem" Kararı
Kaya gazı konusunda dünyaca bilinen bir enerji firması, bünyelerinde çalışan bir Türk vatandaşı aracılığıyla tarafıma ulaştı. Maillerime cevap vermediğimi fark edince bu yolu seçtiklerini bildirdiler. Emisyonsuz yanma teknolojimle ilgili birlikte çalışmayı teklif ettiler. Kendilerine cevaben: "Çalışmak isterim, ancak ilk etapta bu buluşumu ülkemde hayata geçirip öncelikle kendi milletime faydalı olmak istiyorum; bu aşamayı hayata geçirdikten sonra dünya halklarının da istifadesi için işbirliği yapabiliriz" dedim.
Bu olumlu tepkiler beni ABD'den sonra 133 ülkede daha patent müracaatlarımı başlatmama vesile oldu.
Bir Ramazan Bayramı, Amerika'daki şirketimin CEO'su beni arayarak Florida Üniversitesi'nden bir profesörün telekonferansla görüşmek istediğini iletti. Profesör projeyi patent başvurusu üzerinden incelemiş; projenin aynı zamanda bir DÜNYA BARIŞI PROJESİ olacağını, bölgesel organik yakıtların emisyonsuz yakılabilmesinin devrim niteliğinde olduğunu ve ülkeler arası enerji bağımlılıklarını minimize edeceğini vurguladı. Örnek olarak Edison'u verdi: "Elektriği bulduğunda bugünkü inanılmaz kullanımı öngöremezdi; ama yıllar sonra kıymetini çok daha iyi anlıyoruz."
Utah Üniversitesi'nde sertifikasyon ve AR-GE çalışmaları başlatıldı; devlet fonundan destek teklif ettiler ancak buluşumun Türkiye adına sahipliğini kaybetmemek için israrla reddettim.
"Sen bu teknolojiyi ülkende anlatamazsın, mevcut bürokrasiyi geçemezsin, gel bu işi ABD'de başlatalım" dediler. Ben ise Cumhurbaşkanımıza 80 sayfalık rapor hazırlayarak ülkemde tanıtmak için mücadele ettim. Florida Üniversitesi'nden bir profesör, bu projenin aynı zamanda bir DÜNYA BARIŞI PROJESİ olacağını söyledi."
TKİ Raporları & Çorum Osmancık – Kendi Ocağımız
— SOMA TERMİK SANTRALİNİN İNCELENDİĞİ STİNGA HEYETİNİN ZİYARETİ —
Başbakanlık aracılığıyla Enerji Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı'na iletilen dosyalar, TKİ (Türkiye Kömür İşletmeleri) ve EÜAŞ'ta incelendi. Yaklaşık bir sene sonra TKİ'den ilk geri dönüş geldi; AR-GE Daire Başkanı, Konya Ilgın ve Seyitömer kömür işletmeleri laboratuvar ekipleriyle Denizli işletmemize gelerek yaptıkları çalışmalar neticesinde raporumuzda belirttiğimiz hususları %100 teyit eder nitelikte rapor düzenleyerek ayrıldılar. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Nano Teknoloji Bölümü de aynı şekilde tezlerimizi doğruladı.
Denizli deneyiminden sonra kömürü de kendimiz üretme kararıyla ocak arayışına girdik. 2013 yılı sonundan itibaren teknolojide emeği geçen ortaklarımızla sürekli toplantılar yaparak çözüm aradık. Ocak işletmesinde tecrübeli Cihan Ceran'dan bize uygun, yüksek nemli rezervi olan bir işletme ruhsatı sağlamasını istedik.
2015 yılında Çorum/Osmancık İncesu köyünde 1.500.000 ton rezervi olan bir işletme tespit edildi ve 10 yıllık sözleşme yapılarak kömürü de kendimiz üretme noktasında önemli bir adım attık.
134 Ülkede Patent – Temiz Enerjinin Öncüsü
Bugün Stinga Enerji A.Ş. olarak 134 ülkede patentli emisyonsuz yanma teknolojisi, %97 yanma verimi ve CO=12ppm · NOx=3ppm · SO₂≈0 emisyon değerleri ile temiz enerji sektörünün öncüsüyüz.
TKİ (Türkiye Kömür İşletmeleri), Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Nano Teknoloji Bölümü ve ENKA Laboratuvarı tarafından teknolojimiz doğrulanmıştır. ABD Utah Üniversitesi'nde sertifikasyon çalışmaları devam etmektedir.
Türkiye'de bu işe zemin oluşturmak için gayret ederken ABD'den sürekli aranmaktayım. Yılmak nedir bilmeyen, ülkesi için canını verecek kadar vatansever bir Karadenizli olarak, bütün engellemelere ve hesapçılarına inat bu işi önce ülkemde yapacağım. Bu noktada kendime ve halkıma olan inancım TAM'dır.
Umuyorum ki halkımız bu doğruları görerek ülkemizin teknolojilerine sahip çıksın ve 78 milyon vatandaşın el ele kalkınma hedefine destek versin.
ve bunu canım pahasına da olsa yapmaya yeminliyim.
Saygılarımla,
Şenol Faik ÖZYAMAN